![]() |
Aktif Ziyaretçi | : 1 |
![]() |
Toplam Ziyaretçi | : 5328 |
1990’lı yıllarda küreselleşmenin etkisiyle artan ithalat ve ihracat faaliyetleri; ulaştırmayı maliyet ve zamanında pazarda yer alma açısından ön plana getirmiş; çeşitli ulaşım sistemlerinin entegrasyonu gündeme gelmiştir. Tek seçenekli taşıma sisteminden çok seçenekli taşıma sistemine geçilirken; şirketlerin ulaşım sistemlerini kontrolü zorlaşmıştır. Bunun sonucunda işletme faaliyetleri hızlanırken; maliyetler artmış; artan maliyeti düşürmek için “ulaştırma” stratejik açıdan önem kazanmıştır. Ulaştırma operasyonlarının yerine getirilmesini sağlayacak bütün kademeleri içinde barındıran “Lojistik yönetimi” kavramı da bunun sonucunda ortaya çıkmıştır. 2000 yılından günümüze kadar olan dönem, toplam bütünleşme süreci olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde, bütün lojistik faaliyetlerin tek bir hizmet olarak verilmesi anlamını taşıyan ve Entegre Lojistik olarak ifade edilen yeni bir kavram ortaya çıkmış, dolayısıyla artık bir sektör olarak anılan lojistiğe son şeklini almıştır. Lojistik hizmetler yönetimi, bugün bir bilim dalı haline gelerek 21. yüzyılın mesleği olma unvanını kazanmıştır. Son yüzyılın ikinci yarısında gelişen bilişim teknolojilerinin kullanılması ile birlikte; stoklama maliyetleri düşürülmüş, nakliye hizmetlerinde optimizasyon sağlanmış, tüm lojistik hizmetler iletişim teknikleri ile birbirine bağlanmış, önceden planlama ile modelleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bugün Türkiye’de internet üzerinden toptan ticaretin, B2B’nin (Business to Business) temelleri atılmakta olup; üreticiden son tüketiciye kadar internet ticaretinin, yani B2C’nin (Business to Consumer) lojistiği üzerinde tartışmalar başlamıştır. Artan E-Ticaret lojistiğin hızlanmasına, şeffaflaşmasına yol açmış ve süreç yönetimi değer kazanmıştır. Atilla Yıldıztekin |














